Yaşlanıyoruz

Yaşlanma; canlının olgunlaşma süreci tamamlandıktan sonra fizyolojik rezervlerinin azaldığı, gittikçe yıprandığı ve bunlara bağlı olarak ta yaşamsal fonksiyonlarının aksadığı bir süreçtir. Günümüzde Dünya Sağlık Örgütü 65 yaş ve üstünü yaşlı olarak kabul etmektedirler.

Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de yaşlı nüfusun sayısı ve genç nüfusa oranı her geçen gün artmaktadır. Ülkemizdeki yaşlı nüfus 2014 yılında 6 milyon 192 bin 962 kişi olup, yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %8 olmuştur. Yaşlı nüfusun %43,6’sını erkek nüfus, %56,4’ünü kadın nüfus oluşturmuştur. Nüfus projeksiyonlarına göre yaşlı nüfus oranının 2023 yılında %10,2, 2050 yılında %20,8, 2075 yılında ise %27,7’ye yükseleceği tahmin edilmektedir.

Yaşlı nüfusta artış bu yaş grubunda eşlik eden hastalıkların da artması ile sonuçlanmaktadır. Yaşlı hastalar normal popülasyona göre çok daha sık acil servise başvurmakta ve daha sık yoğun bakım ihtiyacı hissetmektedir. İlerleyen yıllarda acil servise başvuran yaşlı hastaların oranının artacağı öngörülmekte olup yaşlı hasta grubunu iyi tanımak önem arz edecektir. Yaşlı hastalar normal erişkinler gibi değerlendirilmemelidir. Yaşlı hastaların fizyolojik kapasiteleri normal erişkin hastalara nazaran önemli ölçüde azalmıştır. Bu nedenle normal erişkin hastalar hafif bir değişikliği tolere edebilirken yaşlı hastalar bu değişikliği tolere edemeyebilirler.

Yaşlı hastalarının acil servise başvuru nedenleri çok değişken olabilir ancak en sık ve spesifik olarak gelme nedenlerine bakacak olursak;

  • Şuur bozukluğu,
  • Ateş,
  • Oral alım bozukluğu,
  • Yatak yarası,
  • Düşme olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yaşlılık insan yaşamının geri dönüşümsüz bir süreci olarak kabul edilmektedir. Beklenen yaşam süresinin uzaması ve doğum oranının azalması nedeni ile dünya nüfusu yaşlanmaktadır Yaşlı popülasyonda artmayla birlikte acil servislere yaşlı hastaların başvurusu da artmaktadır. Yaşlı ve Alzheimer tanılı hastalar her türlü şikayet ile acil servislere başvurabilmektedir. Yaşlı hastalarda birden fazla hastalık ve çoklu ilaç kullanımı mevcut olup buna bağlı olarak gençlere göre acilde kalış süreleri daha uzun, istenilen tetkik sayısı daha fazla olabilmektedir.

Bu nedenlerden dolayı hem hastanelerde hem de acil servislerde bu hastaların bakım ve tedavileri için uygun yerler hazırlanmalı ve uygun ekipler yetiştirilmelidir.

Bir yanıt yazın