80, 90, 100 Milyon Değil, 150 Milyon Hasta

2010 yılında 90 milyon olan acil servis başvuru sayıları her yıl kademeli olarak artmaya devam etti ve 2023 yılında 150 milyonu geçti.

Acil servislerde kalabalık her geçen yıl artarken polikliniklerde 2023 yılında toplam 850 milyon muayene sayısını geçti.

Gelişmiş ülkelerin acil servis başvuru sayılarını incelediğimizde yıllık olarak nüfusunun %30 u ile %50 si arasında değişmekte iken ülkemizde bu oran %150 yi geçmiş durumda.

Sağlık Okuryazarlığı Çok Düşük

Antibiyotik kullanımında dünyada birinciyiz. Basit bir gribal enfeksiyon tedavisi için bile kişi 3-5 defa değişik hastaneye başvuru yapan hastalar olduğunu görmekteyiz. Hastalar maalesef antibiyotik yazdırana kadar değişik hastanelere başvuru yapmaktadırlar. 

İnsana doğrudan zararlı olan radyasyon kullanımda bir sıralama yapılsa yine Dünya’da birinci sırada oluruz. Bir yılda 112 adet bilgisayarlı tomografi çekimi olan hastanın olduğunu bir kongre sunumunda görmüştüm. 

Hastalar Tedavi Olamıyor

Bu sayıların artışı her ne kadar halkın sağlık sistemine ulaşımının kolay olduğunu veya halkın sağlık okuryazarlığının düşük olduğunu gösterse de, başka bir açıdan da hastaların tedavi olamadığının da bir göstergesi sayılabilir.

Hasta bir hastalık şüphesi ile hastaneye gidiyor, 3-4 dakika içerisinde muayenesi yapılmalı ve tetkikleri istenmeli, yoksa sıradaki hasta sinirlenip olay çıkartabilir. Hasta ışık hızında değerlendiriliyor ve tetkiklere gönderiliyor. 15-20 gün sonra yine aynı polikliniğe geliyor ama ilk muayene eden doktor orada yok, yeni doktor bakıyor ve bu tetkikler eksik deyip yeni tetkikler istiyor. Bu da güzel, hasta tekrar tetkike gidiyor, 15-20 gün bunlarla uğraşıyor ve sonuçları alıp yine aynı polikliniğe başvuruyor. Ama bu seferde poliklinikte başka bir doktor var. Poliklinikteki doktor sonuçlara bakıyor, hastaya bakıyor ama yaklaşık 1,5-2 ay önceki hastalık bulguları yok. Bu doktor da bu durumda bir şey yapamayacağını, tekrar şikayetleri olursa gelmesini söylüyor. Sonuçta hasta 1,5-2 ay hastanede dolaşıyor ama ne hastalığı olduğunu bile öğrenemiyor.

Hasta Parasıyla Bile Muayene Olamıyor

Hasta doktora özel olarak muayene olmak istese YASAK olamıyor, doktor hastası ile ilgilenmek istese muayene randevuları saatli olduğu için randevu saatlerinin dışına çıkamıyor. Hastanın tek şansı var o da özel hastane. Ama özel hastane de devlet hastanesinden farksız. Orada da muayene, tektik ama sonuç …..

Muayenehaneler Tekrar Açılsın

Peki insanın aklına daha önce işleyen ve son zamanlarda bozduğumuz özel muayenehane sistemi gelse çözüm olamaz mı diye geliyor.

Gerçekten de muayenehaneye gelen hasta istediği hekimi seçebiliyor, hekim de gerekli zamanı ayırıyor ve kontrol muayenelerini de kendisi yaptığı için daha uygun ve hızlı tedavi planı yapabiliyor.

Özel muayene sistemi devreye girerse mesai sonrası çalışma yasağı olan devlet hastanelerinde çalışan hekimler mesai sonrası sağlık sisteminin içine entegre olacak ve mesai sonrası hastaların bir çoğu bu hekimlere başvuracaktır.

Bu şekilde parası olan hastalar rahatlıkla muayene ve tedavi olma imkanına kavuşabilirler. 

Muayenehane hekimi ile SGK ve hastaneler de anlaşma yapabilmeli, muayene doktoru tetkikleri hastaneden ücretsiz yaptırabilmeli ve muayene hekiminin yazdığı ilaçları da eczaneden rahatlıkla ücretsiz bir şekilde alabilmeli. Bu şekilde muayenehaneye bir çok kişinin başvuru imkanı olacaktır.

Hastanelerdeki hasta sayısı da azalacağı için hastalar daha uygun sürelerde muayene olabilecek ve tedavi olma süreleri de kısalacaktır. 

Özel muayenehane sistemi devreye sokulur ise Sağlık Bakanlığı ’da denetim görevini layık olduğu şekilde yapmalıdır.

Bir yanıt yazın