Beyin Göçü

Hafta başında daha önce kliniğimizden uzmanlığını almış bir meslektaşım bazı evraklar imzalatmak için yanıma geldi. Neden bu evrakları imzalatıyorsun diye sorduğumda ise üzgün bir tavır ile yurtdışında çalışmak için başvurduğunu ve kabul edildiğini, imzaları ise denklik için, aldığı eğitim bilgilerini onaylı halde başvurduğu ülkeye teslim etmek üzere topladığını söyledi. Uzmanım biraz sohbet ettikten sonra ayrıldı ve ben düşünmeye başladım. Yaklaşık 25 yıllık akademisyenim ve son 1-2 yıl içinde bu şekilde ülkesinden ayrılmak için eğitim belgesi almaya gelen en az 15-20 öğrencim geldi. Akademisyen olduğumdan beri son 1-2 yıla kadar ülkesinden ayrılmak için gelen öğrencim ise 3-5 tane ya olmuştur ya da olmamıştır.

Bu aşamada aklıma Amerika’nın Afganistan’ı terk ederken yanlarında götürdükleri Afganlılar geldi. Yanlarında eğitim görmemiş hiçbir kimseyi götürmediler. Götürdükleri kişiler ya hekim, ya mühendis, ya da eğitim görmüş kişilerdi. Bu kişiler de ülkelerini zorla değil seve seve terk ediyorlardı. 

Ülkemizi terk eden gençlerimiz ile Amerikalıların Afganistan’dan götürdükleri kişiler arasında hiçbir fark olmadığını hissettim. Her iki durumda da yetişmiş ve üretken kişiler ülkelerini terk edip başka ülkede yaşamaya devam edecekler ve en önemlisi yetiştirildiği ülkeye hiçbir katkı sağlamadan gittiği ülkede üretmeye başlayacaklar. 

Yetiştirilmesi için büyük kaynak gerektiren veya yetiştiği halde ilgisizlik ve olanaksızlık nedeniyle vasıflı insan gücünün daha gelişmiş bir ülkeye göç etmesi olarak veya bir başka tanımla, iyi eğitimli, üreten, düşünen, nitelikli çalışanların araştırma veya çalışma hedefiyle farklı ülkeye gitmesi durumu beyin göçü olarak tarif edilmektedir.

Beyin göçü ifadesinin ilk kez İngiltere’den ABD ve Kanada’ya göçü ifade etmek amacıyla 1962 yılında Royal Society tarafından kullanıldığı bilinse de, tarihin başlangıcından beri bu beyin göçünün var olduğunu kabul etmemiz gerekir. Tarih boyunca medeniyet nerede güçlü ise beyin göçü de oraya doğru olmuştur. Antik Grek döneminde beyin göçü Atina’ya doğru olurken, sonrasında İskenderiye’ye doğru olmuştur. İslam medeniyeti zamanında beyin göçü Asya kıtasına kayarken, son yüz yılda ise beyin göçü Amerika’ya doğru kaymıştır. Günümüzde sadece Amerika Birleşik devletleri dünyadaki beyin göçünün %50 sinden fazlasına sahiptir. Hatta Silikon Vadisi olarak da bilinen teknoloji devlerinin bulunduğu merkezde, çalışanların %57 sini göçmenlerin oluşturduğu bilinmektedir.

Vasıflı bir elemanın yetiştirilmesi, hem belirli bir zaman almaktadır hem de yüklü bir eğitim yatırımı gerekmektedir. Bunun yerine yetişmiş vasıflı ve üretken elemanı ithal etmek, sıfıra yakın bir eğitim maliyetiyle o kimseden faydalanmak demektir. Bir kişinin doktor olabilmesi için, bir mühendisin mühendis olabilmesi için bu ülkenin kaynaklarından ne kadar servet harcandığını hesapladığımızda gerçekten ne kadar zararda olduğumuza inanamayacaksınız. Günümüzde bir bireyin doktor veya mühendis olabilmesi için minimum yüz bin dolar yatırım yapılmaktadır. Yurt dışına giden yüzbinlerce yetişmiş elemanımızı düşününce bu rakam milyar dolarlara çıkmaktadır. Beyin göçünü alan ülkeler de bu harcamaları yapmadan kolay bir şekilde yetişmiş elemanlara sahip olabilmektedirler.

Beyin göçünün en önemli nedenlerini, rahat bir yaşam sürmek ve finans problemi olmadan araştırma ve geliştirme faaliyetlerini yapabilmek olarak özetleyebiliriz. 

Tüm dünyada vasıflı işgücüne duyulan ihtiyacın artması, insanları iş sahibi olmayla ilgili yalnızca para kazanmakla ilgili sınırlı bir algıya sahip olmaktan çıkararak, çalışma hayatında ve sonrasında güvence sağlayan, gelişme imkânı tanıyan, mesleki birikimi destekleyen çalışma ortamları aramaya sevk etmiştir. Bu sebeple kişilerin eğitim, altyapı hizmetleri başta olmak üzere daha yüksek yaşam standartları elde etmek için göç etmesi kaçınılmazdır.

Peki, neden ülkenizden diğer ülkelere beyin göçü son yıllarda arttı. Bu konu üzerinde ayrıntılı araştırmalar yapılmalı ve çözüm önerileri üretilmelidir. Mecliste komisyonlar kurulmalı ve beyin göçünü engelleyecek yaptırımlar yapılmalı ve hatta tersine beyin göçünü teşvik edecek girişimlerde bulunulmalıdır.

Çözüm çok basit;

  • İyi eğitimli, üreten, düşünen, nitelikli çalışanların ülkemizde rahat yaşamalarını sağlamak,
  • Araştırma ve Geliştirme faaliyetlerine yeterli bütçe ayırmak.

Sadece bu iki çözümü yapmamız halinde bile beyin göçü engellenebilecek ve tersine beyin göçü başlamış olacaktır.

Bir yanıt yazın