İyilik genellikle büyük ve gösterişli eylemlerle ilişkilendirilir. Ancak gerçek iyilik, çoğu zaman küçük, sessiz ve günlük davranışların içinde gizlidir. Bir kişinin yaptığı basit bir iyilik, çevresindeki birçok insana ilham verebilir ve bu iyilik, dalga dalga yayılıp toplumu dönüştürebilir. Çünkü iyilik, tıpkı kötülük gibi bulaşıcıdır; bir kişi başladığında, diğerleri de onu izler.
Günlük yaşamımızda bunun sayısız örneğini görmek mümkün. Mesela, herkes kendi kapısının önünü süpürse ve sadece birkaç dakikasını buna ayırsa, yaşadığımız sokakların ve şehirlerin nasıl değişeceğini düşünmek bile heyecan verici. Bir kişinin attığı küçük bir adım, komşusuna örnek olur. Komşu komşuyu, sokak sokağı etkiler. Sonuçta, daha temiz, daha düzenli ve daha yaşanabilir bir şehir ortaya çıkar. Büyük değişimler, çoğu zaman küçük sorumlulukların yerine getirilmesiyle başlar.
Benzer bir durum, sözlerimiz ve davranışlarımız için de geçerlidir. Günlük sohbetlerin çoğu ne yazık ki başkalarını konuşmak, eleştirmek ya da gereksiz tartışmalar yapmakla geçiyor. Oysa bu zamanı iyi bir fikri paylaşmaya, bir deneyimi anlatmaya ya da birine yeni bir şey öğretmeye ayırsak, toplum olarak çok daha hızlı ilerleriz. Bir öğrenciye bildiğimiz bir konuyu anlatmak, bir gence mesleki bir tecrübe aktarmak ya da bir çocuğun merak ettiği bir soruya sabırla cevap vermek, aslında çok değerli bir iyiliktir. Çünkü bilgi paylaşıldıkça artar ve cehaletin yerini öğrenme isteği alır.
İyilik, sadece maddi yardımlarla sınırlı kalmaz. Bazen bir gülümseme, bazen bir teşekkür ya da birine rehberlik etmek, büyük bir etki yaratabilir. Otobüste yaşlı birine yer vermek, zor durumda olan birine yardım etmek ya da bir meslektaşın işini kolaylaştırmak, küçük gibi görünen ama toplumsal kültürü güçlendiren davranışlardır.
Unutulmamalıdır ki, toplum dediğimiz yapı, aslında bireylerin davranışlarının toplamıdır. Eğer her birimiz küçük de olsa iyiliği seçersek, bu seçimler zamanla büyük bir değişim yaratır. Belki dünyayı tek başımıza değiştiremeyiz; ama iyi bir örnek olabiliriz. Ve çoğu zaman değişim, tam da böyle başlar: Bir kişinin attığı küçük ama içten bir iyilik adımıyla.

